
Kilis’in tarihinin M.Ö. 3000 yılına kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Şehir tarih boyunca Süryaniler, Hititler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlıların egemenliğinde kalmıştır. 636 yılında Halife Ömer tarafından İslam devleti topraklarına katılmış ve Bizans’a karşı bir sınır karakolu niteliği taşımıştır. Daha sonraları Selçuk ve Memluk egemenliği altına girmiş, en sonunda ise I. Selim tarafından 1516 yılındaki Mercidabık Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kilis, Gaziantep’in bir ilçesi iken 1995 yılında il statüsünü kazanmıştır.
Kilis adı Cyrrhus (Kiris) isminden gelir. Yukarı Mezopotamya’da bulunan Pellada Cyrrhus isimli kent günümüze kadar Kilis olarak gelmiştir. Burası Osmanlı kaynaklarında Kilis Kalesi olarak geçer. 8. yüzyılda bölgeye gelen Türkmenler tarafından Kiris yerine Kilis olarak telaffuz edildiği düşünülmektedir.
Kilis, Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Hatay-Maraşoluğu ile Fırat Irmağı arasında uzanan Gaziantep Platosu’nun güneybatı kısmında, Türkiye-Suriye sınırı boyunda yer alır.
Oylum Höyük: Oylum Höyük, Güneydoğu Anadolu bölgesinin en büyük höyüklerinden biridir. 1989 yılından beri arkeolojik kazı çalışmalarının devam ettiği bu önemli bölgenin 5500 yıllık bir tarihi olduğu biliniyor. Oylum Höyük Türkiye-Suriye arasındaki sınıra hakim bir konumda bulunmaktadır. Aynı zamanda Mezopotamya ve Akdeniz’deki eski uygarlıkların toplandığı kültürel bir bölgedir.

Kilis Oylum Höyük
Ulu Cami: Kilis’in en eski ve en büyük camisi olan Ulu Cami, Hacı Halil tarafından 1334 yılında, Memluklular döneminde yaptırıldı. 1709 ve 1924 yıllarında onarım gören kesme taştan inşaa edilen yapıda 683 yıldır ibadet ediliyor.

Kilis Ulu Camii
Ravanda Kalesi: Ravanda Kalesi ve çevresinde herhangi bir arkeolojik kazı gerçekleştirilmediği için bu bölgeye ilk olarak hangi dönemde yerleşildiği bilinememektedir. İslami kaynaklarda “er-Ravendan”, Haçlı kaynaklarında “Ravendel/ Ravandal/Ravenel” ve Ermeni kaynaklarında da “Aréventan” olarak geçen kale, tarihsel süreç içerisinde bölgeye egemen olan tüm devletler tarafından kullanılmıştır.

Kilis Ravanda Kalesi
Mevlevihane (Kilis Tekke Mevlevihanesi): Günümüze sadece mescit ve semahanesi kalan Mevlihane’nin, Hurufat Defterleri’ndeki adı “Kilis Mevlevihane Mescidi”dir. Semahanenin doğu ve batı cepheleri diğer cephelere göre daha farklıdır. Mevlihane Mescidi’nin iki yan duvarındaki nişler, üstlerindeki mukarnaslar -yapının batı ve güney tarafındaki nişlerden düz saçağa geçişte kullanılanılan mukarnaslar- ve mihrabındaki desenli kalem işçiliği iki döneminin de özelliklerini yansıtan güzel detaylardır.

Kilis Tekke Mevlevihanesi
Tarihi Kilis Evi: Kilis’te yer alan klasik geniş avlulu evlerden olan bu konağın inşasında taş,kerpiç ve Kilis bölgesine özel bir taş olan left taşı kullanılmış. Şehrin merkezinde yer alan bu eski konak şehrin kendinde özgü tarihi dokusunun farkına varabilmek için mutlaka görülmesi gereken yerlerden.
Eski Hamam: Üzerinde bulunan kitabede yazdığı üzere hamam, Emir Kasım Oğlu Emir Canbolat tarafından 1562 yılında inşa ettirilmiştir. Günümüzde restorasyon sürecinden geçip restoran olarak kullanılmaya başlayan tarihi hamam, yöresel Kilis lezzetlerini tatmak adına pek çok turist ve gezginin uğrak noktası olmuş durumda.

Kilis Eski HAmam
Şeyh Mansur Türbesi: Hz. Peygamber’in çeşnigiri olan bu zat hakkında Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde: “Şehrin kıblesinde aydınlık bir kubbe içinde Şeyh Muhammed Simati isminde Hz. Peygamber’in çeşnigir başının yattığını, Hz. Peygamber’in sofrasını / simatını döşediği için kendisine ‘simati (sofra, yemek masası, sofraya gelen yemekler, ziyafet)’ denildiğini, her zaman tekkesine gelen fakirlerin ağırlandıklarını, Hz. Peygamberin ashabından olup, Hz. Ebu Bekir’in halifeliği zamanında şehit olduğunu ve bu türbenin yanında da küçük kubbeli bir yapınında Şeyh İzzeddin ve Şeyh Yusuf’a ait olduğunu” belirtir.

Kilis Şıhmansur

Kilis Yemekleri
GENEL
07 Ocak 2026GÜNDEM
07 Ocak 2026GENEL
07 Ocak 2026GENEL
07 Ocak 2026GENEL
07 Ocak 2026GÜNDEM
07 Ocak 2026GENEL
07 Ocak 2026